Physical Address
304 North Cardinal St.
Dorchester Center, MA 02124
Physical Address
304 North Cardinal St.
Dorchester Center, MA 02124

ANKARA – Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın verilerine göre, Türkiye’de elektrikli araç sayısı hızla artarak 332 bine ulaştı. Bu artış, enerji talebinde yeni rekorlara yol açarken, sektörde önemli dönüşümleri de beraberinde getiriyor. TÜSİAV Enerji Zirvesi’nde konuşan Enerji İşleri Genel Müdürü Ramazan Usta, Türkiye’nin enerji geleceğine dair önemli açıklamalarda bulundu.
Sanayinin büyümesi, nüfus artışı, dijitalleşme ve yapay zekâ gibi faktörlerin yanı sıra elektrikli araçların yaygınlaşması, enerji talebini doğrudan etkiliyor. Ramazan Usta, Türkiye’de şu anda 332 bin elektrikli aracın bulunduğunu ve şarj istasyonlarının toplam gücünün yaklaşık 300 megavata ulaştığını belirtti. Bu durum, binalarda şarj altyapısının yaygınlaşmasını ve elektrik şebekelerinin daha güçlü, esnek ve modern hale getirilmesini zorunlu kılıyor.
Usta, 2025 yılı sonu itibarıyla Türkiye’nin birincil enerji arzının 170 milyon TEP’e ulaştığını ve bu rakamın 2035’te 205 milyon TEP’e çıkmasının öngörüldüğünü söyledi. 2025’te elektrik tüketiminde tüm zamanların rekorunun kırıldığını ve 361 TWh’ye ulaşıldığını aktaran Usta, 2035 yılına kadar elektrik talebinin yıllık ortalama yüzde 3,5 artışla 510 TWh’ye çıkmasının beklendiğini ifade etti. Bu talebin güvenli, sürekli, uygun maliyetli ve çevreyle uyumlu bir şekilde karşılanmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.
Dijitalleşme ve yapay zekâ alanındaki gelişmelerin enerji tüketimini artırdığına dikkat çeken Usta, dünya genelinde veri merkezlerinin elektrik tüketiminin küresel tüketimin yaklaşık yüzde 2’sine karşılık geldiğini ve 2030’a kadar 3-4 kat artarak 2 bin TWh seviyesine ulaşmasının beklendiğini belirtti. Bu artış karşısında enerji üretiminde yerli kaynakların payının artırılması gerektiğini söyledi.
Türkiye’nin enerji ithalatına her yıl ortalama 80 milyar dolar ödediğini dile getiren Usta, bu durumun cari işlemler dengesi ve enerji arz güvenliği üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu ifade etti. Bu baskının azaltılması için enerjide tam bağımsızlık hedefine ulaşmanın büyük önem taşıdığını belirten Usta, uygulanan politikalarla enerjide dışa bağımlılık oranının 2035 yılına kadar yüzde 50 seviyelerine düşürülmesinin hedeflendiğini söyledi. Bu kapsamda yenilenebilir enerji kapasitesinin artırılması, petrol ve doğal gaz arama faaliyetlerinin güçlendirilmesi planlanıyor.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın stratejik planlarına göre, 2028 yılı sonuna kadar güneş enerjisi kurulu gücünde yüzde 112, rüzgâr enerjisi kurulu gücünde ise yüzde 63 büyüme hedefleniyor. 2035 yılında toplam kurulu gücün 226 bin 700 megavata, güneş ve rüzgâr enerjisindeki kurulu gücün ise 120 bin megavata çıkarılması amaçlanıyor. Bu hedeflere ulaşmak için yaklaşık 80 milyar dolarlık yatırım öngörülüyor.
Ramazan Usta, 2035 yılına kadar şebeke altyapısına yaklaşık 28 milyar dolarlık yatırım yapılmasının hedeflendiğini belirtti. Türkiye’yi doğudan batıya, güneyden kuzeye bağlayacak 40 bin megavat kapasiteli ve 14 bin 700 kilometre uzunluğunda yüksek voltaj doğru akım enerji koridoru kurulması planlanıyor. Toplam AC hat uzunluğunun 90 bin kilometrenin üzerine çıkarılması hedefleniyor. Bu yatırımlarla Türkiye’nin daha modern, güçlü ve esnek bir elektrik şebekesine sahip olması amaçlanıyor.