Küresel iklim değişikliği, dünya genelinde su döngüsünü olumsuz etkileyerek kuraklık riskini artırıyor. Avrupa'da sıcaklıkların ortalamanın üzerinde seyretmesi, kuraklık koşullarının yaygınlaşması ve hidrolojik stresin yükselmesiyle bu durum daha da belirginleşiyor.

Türkiye'nin de içinde bulunduğu Akdeniz Havzası, küresel ısınmanın yıkıcı etkilerini en derinden hisseden bölgelerden biridir. Mevcut su kaynakları dikkate alındığında, Türkiye'nin kişi başına düşen kullanılabilir su miktarı açısından 'su stresi yaşayan ülkeler' kategorisinde yer aldığı ve gerekli önlemler alınmazsa ciddi su kıtlığı riskiyle karşı karşıya kalabileceği belirtiliyor.

Sürdürülebilir su yönetimi ve kaynakların korunması konusunda açıklamalarda bulunan Ambalajlı Su Üreticileri Derneği (SUDER) Yönetim Kurulu Başkanı Yaşabey Kalebaşı, suyun sadece bir tüketim maddesi değil, stratejik bir yaşam kaynağı olarak ele alınması gerektiğini vurguladı. Kalebaşı, iklim krizinin artık acil bir sorun olduğunu ve şehirlerin dayanıklılığının su yönetimiyle doğrudan ilişkili hale geldiğini belirtti.

Kalebaşı, ambalajlı su sektörünün, su kaynaklarının korunması, verimli kullanımın teşvik edilmesi ve güvenli suya erişimin sağlanması gibi konularda önemli sorumluluklar üstlendiğini ifade etti. Sektördeki üreticilerin, su kaynaklarının gelecek nesillere aktarılması amacıyla sürdürülebilir yöntemlere büyük önem verdiğini sözlerine ekledi.

SUDER üyesi ambalajlı su üreticilerinin, yeraltı su kaynaklarını çevreleyen alanların korunması için aktif çalışmalar yürüttüğünü belirten Kalebaşı, sürdürülebilir üretim anlayışı çerçevesinde kamu kurumları, üniversiteler ve yerel halkla iş birliğinin kritik önem taşıdığını vurguladı. Üretim süreçlerinde sıfır su kaybı prensibiyle hareket edildiğini ve ambalajlarda geri dönüştürülebilir malzemelerin kullanımının artırılarak çevresel etkinin azaltılmaya çalışıldığını kaydetti.

Su tasarrufunda tüketim teknolojilerinin rolüne de değinen uzmanlar, ev tipi su arıtma cihazlarının verimsizliğine dikkat çekti. İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi'nden Prof. Dr. Meriç Albay'ın araştırmasına göre, bu cihazlarda 1 litre temiz içme suyu elde etmek için yaklaşık 5 litre suyun atık olarak kaybedildiği tespit edildi. Bu durumun, su stresi artan dönemlerde önemli bir verimlilik sorunu yarattığı belirtiliyor.

Küresel ölçekte artan kuraklığın tarımsal üretimi ve su güvenliğini tehdit ettiği vurgulanırken, yapılan tahminlere göre 2040 yılına kadar dünya nüfusunun yaklaşık 5,7 milyarının su sıkıntısı yaşayabileceği öngörülüyor. Bu tablo karşısında, yeraltı ve yerüstü su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi, su kayıplarının minimize edilmesi ve verimli kullanım uygulamalarının yaygınlaştırılması her zamankinden daha kritik bir hal alıyor.