Türk Böbrek Vakfı (TBV), böbrek sağlığını koruma ve sağlık hizmetlerinin çevresel etkilerini azaltma misyonuyla yeni bir projeyi hayata geçirdi. "Diyalizde Sürdürülebilir Su Yönetimi Modeli" adını taşıyan bu uygulama, hemodiyaliz tedavisinde kullanılan ters ozmoz sisteminden drenaja giden suyun geri kazanılmasını amaçlıyor.

Ağustos ortasında TBV Ahmet Ermiş Diyaliz Merkezi'nde başlatılan proje kapsamında, hastalarla temas etmeyen ve arıtma aşamasında ayrılan su, geri kazanım altyapısı sayesinde tesis içinde yeniden kullanılıyor. Bu sayede kanalizasyona gidecek suyun önemli bir kısmı kurtarılıyor.

Geri kazanılan su, tesisin temizlik ve çamaşırhane gibi alanlarında değerlendiriliyor. TBV, bu uygulamanın Türkiye'deki diyaliz merkezlerinde arıtma atık suyunun sistematik olarak yeniden kullanımına yönelik öncü örneklerden biri olduğunu vurguluyor.

Projenin ilk ayında 46 bin litre şebeke suyu tasarrufu sağlandı. Temmuz 2026'da başlatılan bu çalışmayla su tüketiminde ve atık su miktarında gözle görülür bir azalma elde edildi. Bu durum, çevresel faydanın yanı sıra merkezin işletme maliyetlerinde de düşüşe yol açtı.

Geri kazanılan suyun hijyen standartlarına uygunluğu, Sağlık Bakanlığı laboratuvarlarında yapılan testlerle titizlikle doğrulandı.

Türk Böbrek Vakfı Başkanı Timur Erk, hemodiyalizin yüksek su kullanımı gerektirdiğine dikkat çekerek projenin sağlık ve çevre açısından taşıdığı önemi belirtti. Erk, "Arıtma esnasında dışarı atılan suyun boşa gitmemesi için kurduğumuz bu etkili geri kazanım sistemiyle ilk ayda 46 bin litre su tasarruf ettik" dedi.

Uygulamanın vakfın diğer diyaliz merkezlerine de yaygınlaştırılmasının hedeflendiğini söyleyen Erk, sağlık hizmeti sunarken doğal kaynakların korunmasının temel bir sorumluluk olduğunu ifade etti.

Diyaliz tedavisinde kullanılan suyun tamamının geri kazanılması mümkün olmasa da, uygun nitelikteki suyun yaklaşık yüzde 18-20'sinin yeniden kullanılabileceği tahmin ediliyor. Bu oranın Türkiye genelinde yaygınlaşmasıyla yılda 400-500 milyon litre suyun geri kazanım potansiyeli bulunuyor. TBV, COP31'in Türkiye'de düzenlenecek olmasının da çevresel sürdürülebilirlik çalışmalarının önemini artırdığını belirterek, sağlık sektöründe doğal kaynakların daha verimli kullanılmasına yönelik uygulamaların yaygınlaşmasını amaçlıyor.