17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nin 27. yıl dönümünde hayatını kaybedenler, depremin merkez üssü Gölcük'te dualarla anıldı. Gölcük Kavaklı sahilinde düzenlenen anma programına vatandaşlar ve protokol üyeleri yoğun ilgi gösterdi. Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, AFAD Başkanı Ali Hamza Pehlivan ve çok sayıda milletvekili, il müdürü, ilçe belediye başkanı, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcisi ile vatandaşlar katıldı.

Anma programı saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından Kur'an-ı Kerim tilaveti ve dualarla başladı. 17 Ağustos 1999'da saat 03.02'de Gölcük merkezli meydana gelen 7,4 büyüklüğündeki ve 45 saniye süren depremde hayatını kaybedenler rahmetle anıldı. Program kapsamında Kocaeli Büyükşehir Belediyesi'nin afet tırları, Kocaeli İtfaiyesi'nin kurtarma ekipmanları ve güvenli yaşam odası vatandaşların ziyaretine açıldı. AFAD, kamu kurumları ve arama kurtarma derneklerinin stantlarında afet ekipmanları sergilendi. Vatandaşlara afet farkındalığı, hazırlığı ve afet öncesi, sırası, sonrasında doğru davranışlar konusunda bilgilendirme yapıldı.

Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, 17 Ağustos'un geçmişteki acıları hatırlatmanın yanı sıra gelecekte yaşanabilecek benzer felaketleri önlemek için ders çıkarılması gereken bir gün olduğunu vurguladı. Aktaş, 27 yılda afet yönetimi konusunda önemli gelişmeler kaydedildiğini belirterek, "Tarihimizdeki en büyük acılardan birini, yaşadığımız günün 27. yıl dönümünde şehitlerimizi rahmetle anmak için bir araya gelmiş bulunuyoruz. Bu günler bizim aslında o acıları bir daha yaşamamak için neler yapmamız gerektiğini, orada ne eksikti de bu kadar insanımızı kaybettik diye düşünmemizi ve yarın aynı acıları yaşamamak için ne tür dersler çıkarmamız gerektiğini hatırlatan günlerdir." dedi. Kamu kurumları, AFAD gönüllüleri ve sivil toplum kuruluşlarının afetlere müdahalede önemli görevler üstlendiğini ekledi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Nilhan Ayan, 17 Ağustos sonrası toplumun gösterdiği dayanışmaya dikkat çekti. Deprem sırasında Yalova'da olduğunu ve Gölcük Depremi'nin katıldığı ilk afet çalışması olduğunu belirten Ayan, gönüllülük faaliyetlerinin önemini vurgulayarak, "Stantları tek tek gezerken çok mutlu oldum. Çünkü ben de uzun yıllar gönüllü çalışmış bir kardeşinizim. Gönüllü çalışanların hepsi birbiriyle kardeştir. Çok vefakâr, cefakâr kardeşlerimizdir. Ne yazık ki pek çok imtihandan geçtik, pek çok afet yaşadık, çok büyük acılar yaşadık, çok sınavlardan geçtik ama en büyük acıyı da gördük. Dayanışmanın en güzelini de gösterdik. Toplumumuz zor zamanlarda her zaman bir araya gelmesiyle tanınan bir toplum." ifadelerini kullandı.

Kocaeli Milletvekili Veysel Tipioğlu, Türkiye'nin deprem kuşağında yer aldığını hatırlatarak, "Depremin öldürmediği gerçeğini biliyoruz. Binanın öldürdüğü gerçeğini de biliyoruz." dedi. Tipioğlu, son yıllarda yapılaşma ve deprem yönetmelikleri alanında yapılan çalışmaların kayıpları en aza indirmeyi hedeflediğini ve kentsel dönüşümün önemine dikkat çekti.

Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, depremde hayatını kaybedenleri rahmetle anarak, asıl meselenin aynı acıların yaşanmaması için gerekli çalışmaları yapmak olduğunu belirtti. Büyükakın, Kocaeli'nin yapı stokunun yaklaşık yarısının yenilendiğini ve deprem öncesi inşa edilen yaklaşık 160 bin binanın taramalarının tamamlandığını açıkladı. "Bunların içinde zemin yapısı ve binanın kendi durumu açısından bakarsak, bağımsız birim anlamında yaklaşık 150 bin bağımsız birimin dönüştürülmesi gerekiyor." diyen Büyükakın, kentsel dönüşümün mülkiyet, kullanıcı, ekonomik ve hukuki süreçlerden kaynaklanan zorlukları olduğunu ve bunun teknik, sosyal ve ekonomik boyutları olan kapsamlı bir süreç olduğunu ifade etti.

Başkan Büyükakın, Kocaeli'nin 1999'a göre daha hazırlıklı bir şehir olduğunu belirterek, "Bir taraftan şehrimizi güvenli yapılarla geleceğe hazırlarken diğer taraftan afet anı ve sonrasındaki müdahale kapasitemizi güçlendirmeye devam ediyoruz. Bugün Kocaeli; güçlü arama kurtarma ekipleri, donanımlı sivil toplum kuruluşları ve kurumlarımız arasındaki koordinasyonuyla 1999’a göre çok daha hazırlıklı bir şehir. Ancak depreme hazırlık yalnızca yapıların yenilenmesi ya da afet anına hazırlıklı olmakla sınırlı değil. Kentsel dönüşümden güvenli yapılaşmaya, afet bilincinden arama kurtarma çalışmalarına kadar bu süreç; belediyelerimizin, kamu kurumlarımızın, sivil toplum kuruluşlarımızın ve hemşehrilerimizin birlikte sahiplenmesi gereken topyekûn bir mücadeledir. Geçmişin acılarından ders çıkararak, ortak bir irade ve güçlü bir dayanışmayla Kocaeli’mizi daha güvenli, daha dirençli yarınlara hazırlamak için hep birlikte çalışmaya devam edeceğiz." şeklinde konuştu.

AFAD Başkanı Ali Hamza Pehlivan, Türkiye'nin afetlere yatkın bir coğrafyada bulunduğunu ve afetlerin kaçınılmaz bir gerçek olduğunu söyledi. 17 Ağustos sonrası afet yönetimi konusunda önemli çalışmalar yapıldığını belirten Pehlivan, yasal düzenlemeler ve kurumsal yapılanmalarla yerel yönetimlerin de afet yönetiminde sorumluluk üstlendiğini ifade etti. Pehlivan, "99 yılı, deprem başta olmak üzere afet yönetimi anlayışına yeni bir bakış açısının getirilmesi gerektiğini ortaya koyan bir dönüm noktasıydı." dedi. 2004'te toplanan Deprem Şûrası ve yapılan yasal düzenlemelerle yerel yönetimlere de afet yönetiminde görev ve sorumluluklar yüklendiğini belirtti.

Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, 17 Ağustos 1999 Depremi'nin afetlere hazırlık konusunda millet ve devlet için bir milat olduğunu söyledi. Deprem sonrası yapılan yasal ve kurumsal düzenlemelerle hazırlık ve müdahale kapasitesinin önemli ölçüde geliştirildiğini belirten Sezer, AFAD ve Kentsel Dönüşüm Başkanlığı gibi kurumların bu süreçte kilit rol oynadığını ifade etti. 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından Kocaeli belediyelerinin Hatay ve Antakya'daki çalışmalarına da değinerek, afetlerde koordinasyon ve kurumsal yapılanmanın önemini vurguladı.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, AFAD Kocaeli İl Müdürlüğü ve Gölcük Belediyesi iş birliğinde düzenlenen programda, 17 Ağustos Marmara Depremi'nde hayatını kaybedenler anılırken, afetlere karşı hazırlık kültürünün güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı. Programdaki farkındalık stantlarında vatandaşlara afet öncesi tedbirler, afet sırasındaki doğru davranışlar ve sonrasında yapılması gerekenler hakkında bilgi verildi. Bu etkinliklerle, 17 Ağustos'un acısının toplumsal hafızada canlı tutulması ve gelecekteki afetlere karşı bilinç ve hazırlık seviyesinin artırılması hedeflendi.