Haberi Paylaş...

Yeşilay, sosyal medya kullanımının geldiği tehlikeli boyutlara dikkat çekerek önemli uyarılarda bulundu. Türkiye genelinde 1.195 katılımcıyla yapılan kapsamlı bir araştırma, sosyal medyanın hem başlı başına bir bağımlılık yarattığını hem de kumar, bahis, tütün, alkol ve hatta madde bağımlılığı gibi diğer bağımlılıklara zemin hazırladığını ortaya koydu. Araştırmanın sonuçları, politika yapıcılar, eğitimciler ve aileler için kritik bir referans niteliği taşıyor.

Sosyal Medya Kullanımında Dünya Ortalamasının Üzerindeyiz

Rapora göre, Türkiye’de haftalık sosyal medya kullanım süresi ortalama 25 saate ulaşarak dünya ortalaması olan 19 saati geride bıraktı. Katılımcıların %70’i günde 3 saatten fazla sosyal medyada vakit geçirirken, önemli bir kesimin sosyal medyayı adeta bir kaçış mekanizması olarak kullandığı belirlendi. Bu durumun, ilişki kurma, stresle başa çıkma ve plan yapma gibi temel yaşam becerilerini olumsuz etkilediği vurgulandı.

YEDAM’a Başvuruların Odağında Sosyal Medya Var

Yeşilay Danışmanlık Merkezi (YEDAM) verileri de bu bulguları destekler nitelikte. İnternet bağımlılığı nedeniyle merkeze başvuranların büyük çoğunluğunun sosyal medya kullanıcılarından oluştuğu ve akıllı telefonlarını öncelikli olarak sosyal medya uygulamalarına erişmek için kullandığı belirtildi. YEDAM’a başvuran bireylerin sosyal medya kullanım sürelerinde yapılan bir yıllık takip sonucunda belirgin bir düşüş sağlandığı gözlemlendi.

Zararlı İçeriklere Maruz Kalma Riski Yüksek

Araştırma, özellikle genç kullanıcıların zararlı içeriklere maruz kalma riskinin yüksek olduğunu gözler önüne seriyor. Kullanıcıların %30’u sosyal medya platformlarında kumar ve bahis içerikleriyle karşılaştığını, %20’si ise tütün ve alkol içeriklerine maruz kaldığını belirtti. Daha da endişe verici olanı, 12-19 yaş arası gençlerin, uyuşturucu içerikli paylaşımlara maruz kaldıkları günlerde madde kullanım risklerinin 30 kat arttığının saptanması.

Sosyal Medya Bağımlılığı: Bir Kaçış Döngüsü

Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri, sosyal medya bağımlılığının sadece bir alışkanlık olmadığını, aynı zamanda duygusal düzenleme, kaçış ve ödül mekanizmalarıyla beslenen karmaşık bir döngü olduğunu ortaya koyması. Katılımcıların çoğu sosyal medyayı bırakma girişimlerinde başarısız olurken, mutluluğu sosyal medyada arama eğiliminin de yüksek olduğu görüldü. İlginç bir şekilde, kullanıcıların %58’i bağımlılığı özendiren içeriklerden rahatsızlık duyduğunu ifade ederek, toplumsal bir farkındalık ihtiyacının altını çizdi.

Yeşilay Genel Başkanı’ndan Kapsamlı Çözüm Önerileri

Yeşilay Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, basın toplantısında yaptığı konuşmada, davranışsal bağımlılıkların toplum için ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirtti. Dinç, Yeşilay’ın önleme, rehabilitasyon ve savunuculuk alanlarında bütüncül bir yaklaşımla çalıştığını vurgulayarak, şunları söyledi:

  • Sosyal medyanın kontrolsüz ve yoğun kullanımının, özellikle gençler başta olmak üzere bağımlılık riskini artırdığına dikkat çekti.
  • Dijital okuryazarlık eğitimlerinin yaygınlaştırılmasının önemini vurguladı.
  • Sosyal medya kullanımına yönelik minimum yaş sınırının belirlenmesi ve zararlı içerik/reklam denetimlerinin etkinleştirilmesi gerektiğini belirtti.
  • Gençlere yönelik hedef odaklı önleme programlarının güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
  • Sosyal medya kullanımının etkilerini bilimsel olarak izleyebilecek bağımsız bir davranışsal bağımlılıklar araştırma merkezinin kurulmasını önerdi.

Yeşilay’ın bu raporu ve önerileri, dijital çağda bağımlılıklarla mücadelede atılması gereken adımlar konusunda önemli bir yol haritası sunuyor.

Tatlı Blog
Tatlı Blog