Haberi Paylaş...

Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) Başkanı Prof. Dr. Murat Arslan Eroğlu, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) vakalarına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye’de ilk kene vakalarının 2002 yılında Tokat’ta görüldüğünü belirten Eroğlu, hastalığın ölümcül olabileceği konusunda halkı uyardı.

KKKA Vakaları ve Tarihsel Süreci

Prof. Dr. Eroğlu, KKKA’nın Türkiye’deki serüveninin 2002 yılında başladığını, ancak kesin tanının 2003 yılında konulabildiğini ifade etti. 2004 yılından itibaren kene ile mücadele ve korunma yöntemlerinin belirlendiğini söyledi. İlk vakaların özellikle Tokat ve çevresindeki Kuzey Anadolu illerinde yoğunlaştığını, ancak zamanla 30’dan fazla ilde görüldüğünü belirtti. Dünyada 899 kene türü bulunurken, Türkiye’de 46 türün yaşadığına dikkat çekti. Kırım ve Kongo’da benzer vakaların 1944 ve 1956 yıllarında görüldüğü bilgisini paylaşan Eroğlu, KKKA’nın insanlarda yaklaşık %5 oranında ölümcül seyredebileceğini vurguladı.

Geçmiş yıllarda yaşanan vaka sayılarına da değinen Eroğlu, bir yıl yaklaşık 400 vakadan 15 kişinin, başka bir yıl ise 500’e yakın vakadan yine 15 kişinin hayatını kaybettiğini hatırlattı. Son olarak geçtiğimiz günlerde genç bir vatandaşın da bu hastalıktan yaşamını yitirdiğini üzüntüyle dile getirdi.

Kene Aktiviteleri ve Riskli Bölgeler

Kenelerin genellikle nisan ayından itibaren aktifleştiğini ve kasım ayına kadar devam ettiğini belirten Eroğlu, özellikle temmuz ve ağustos aylarında en aktif olduklarını söyledi. Bu dönemlerde kırsal alanlara, bağ ve bahçelere giden vatandaşların gerekli tedbirleri alması gerektiğini vurguladı. Hastalığın daha çok kırsal ve ormanlık alanlarda yaygın olduğunu, ancak zamanla Diyarbakır ve Malatya gibi farklı şehirlerde de vakaların görüldüğünü ekledi.

Korunma Yolları ve Yanlış Bilinenler

KKKA’yı tamamen ortadan kaldırmanın mümkün olmadığını ancak gerekli bilinç ve önlemlerle ölümlerin azaltılabileceğini ifade eden Eroğlu, bireysel ve mekanik önlemlerin önemine dikkat çekti. Çiftlik hayvanlarının ve diğer hayvanların antiparaziter ilaçlarla ilaçlanmasının da önemli bir korunma yöntemi olduğunu belirtti.

Kenelerin vücuda yapıştıktan sonra hemen zehir yaymadığını, yaklaşık 12 saat boyunca kan emdikten sonra etkeni bulaştırmaya başladığını anlatan Eroğlu, vatandaşlara şu tavsiyelerde bulundu:

  • Açık renkli, uzun kollu ve vücudu tamamen kapatan giysiler tercih edilmeli.
  • Pantolon paçaları çorap içine sokularak kenenin vücuda girmesi engellenmeli.
  • İşten veya kırsal alandan döndükten sonra mutlaka vücut kene taraması yapılmalı.
  • Kene görüldüğünde paniğe kapılmadan, çıplak elle temas etmeden, bir poşet, eldiven veya bez yardımıyla dikkatlice çıkarılmalı ve muhafaza edilmeli.
  • Kenenin ne zaman yapıştığı bilinmediği için, kene görüldüğünde hemen müdahale etmek önemlidir.

Eroğlu, ‘Keneden korkmayın, geç kalmaktan korkun’ diyerek, erken müdahalenin hayati önem taşıdığını bir kez daha vurguladı.

Tatlı Blog
Tatlı Blog