Haberi Paylaş...

Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) Uludağ Şubesi Başkanı Kenan Pars, haziran ayı enflasyon rakamlarının açıklanmasının ardından emekli maaşlarına yapılacak artışın ‘zam’ değil, yalnızca ‘enflasyon farkı’ ödemesi olduğunu belirterek ülkedeki alım gücü düşüşüne dikkat çekti. Pars, çarpıcı bir ifadeyle ‘Emeklinin parası, altınları çalınıyor’ dedi.

Enflasyon Farkı ve Kaybedilen Alım Gücü

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan %0,99’luk haziran enflasyonuna karşın, Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) %1,94’lük bir oran bildirdi. Bu durum, SSK ve BAĞ-KUR emeklilerinin temmuzda %17,76, memur ve memur emeklilerinin ise %13,52 zam alacağı anlamına geliyor. TÜED Uludağ Şube Başkanı Kenan Pars, bu rakamların çarşı ve pazardaki gerçek enflasyonu yansıtmadığını vurgulayarak, ‘Çarşı-pazardaki enflasyon yüzde 0,99 değil,10 katı fazlası. Sayın Cumhurbaşkanımız ve milletvekillerimiz, sesimizi duysun’ çağrısında bulundu.

Pars, bu yıl da ‘refah payı’ uygulamasına gidilmediğine dikkat çekerek, yapılan artışın yalnızca bir enflasyon farkı olduğunu belirtti. Köprü, otoyol geçiş ücretleri, restoran ve kafe fiyatlarındaki artışların emekli maaşlarını daha cebine girmeden erittiğini ifade eden Pars, şöyle devam etti:

‘Enflasyon farkı, geçmiş 6 aya dönük kaybedilen satın alma gücünü telafi etmek için uygulanır. Son artışlarla yeni bir enflasyon farkı oluşmuştur. Bu fark, kök aylığa uygulandığı için yaklaşık 5 milyon emeklinin cebine giren para değişmeyecek. Milyonlarca emekli, temmuzda 20 bin lira almaya devam edecek.’

’10 Çeyrek Altınlık Emeğimiz Kim Tarafından Çalındı?’

Emeklilerin yaşadığı ekonomik kaybın en net göstergesinin alım gücündeki çöküş olduğunu belirten Kenan Pars, somut bir örnekle durumu gözler önüne serdi:

‘2016’da emekli maaşımla yaklaşık 14 çeyrek altın alabiliyordum. Bugün ise 4 çeyrek altın ancak alabiliyorum. Şimdi buradan soruyorum: Emeklinin 10 çeyrek altınlık emeğini kim çaldı? Yıllarca çalışan, prim ödeyen, bu ülkeye değer katan insanların alın teri nasıl bu kadar değersiz hale geldi? Bu farklar; daha cebimize girmeden pazarda, markette, faturada eriyor.’

TÜRK-İŞ verilerine göre dört kişilik bir ailenin açlık sınırının 35 bin 759 TL’ye, yoksulluk sınırının ise 116 bin 478 TL’ye yükseldiğini hatırlatan Pars, en düşük emekli maaşının (20 bin TL) bu sınırların çok altında kaldığını vurguladı: ‘Bu rakamlar, insani değil.’

Emeklilerden Talepler: Eşit Maaş, Refah Payı ve Acil Çözüm

Emeklilerin torunlarına harçlık veremediği için büyük üzüntü duyduğunu ifade eden Pars, taleplerini sıraladı:

  • En düşük emekli aylığı, asgari ücrete eşitlenmeli.
  • Kök maaş mağduriyeti sona erdirilmeli.
  • Refah payı verilerek alım gücü artırılmalı.

‘Biz bu ülkenin yükü değil, temeliyiz. Bu maaşlar; sadece emekliye değil; esnafa, pazarcıya, ekonomiye can verir. Sadaka değil, yıllarca ödediğimiz emeğin karşılığını istiyoruz.’ diyen Pars, Cumhurbaşkanlığı ve Meclis’e seslenerek acil çözüm istedi: ‘Ayakta duracak hali kalmayan emekliler için artık bıçak, kemiğe dayanmaktan öte kemiği paramparça etmiş durumda! Milyonlarca emekliyi açlığa mahkûm etmeyin.’

Tatlı Blog
Tatlı Blog