Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Mahinur Özdemir Göktaş’ın talimatıyla hayata geçirilen Sosyal Risk Haritaları Projesi’nin ilk aşamasının başarıyla tamamlandığını duyurdu. Proje kapsamında, hane düzeyinde sosyal, ekonomik ve psikososyal göstergeler derinlemesine analiz edilerek her hane için özel sosyal risk puanları oluşturuldu. Bu puanlamanın temel amacı, mevcut sosyal durumları ortaya koymanın yanı sıra, potansiyel riskleri erken aşamada tespit ederek önleyici hizmetlerin etkinliğini artırmak.
Elde edilen veriler, ‘Aile Rehberi’ ve ‘Çocuklar Güvende’ gibi dijital takip sistemlerinde yeni bir uygulama sürecinin başlatılmasına zemin hazırladı. Bu yeni süreçte, ilgili bakanlıklar ve kamu kurumlarıyla güçlü bir koordinasyon ağı kurulacak. Risk düzeyi yüksek olarak belirlenen haneler için bütüncül destek mekanizmalarının devreye alınması planlanıyor.
Projenin ilk etapta pilot iller olarak belirlenen Gaziantep, Manisa, Niğde, Van, Sinop, Edirne, Aksaray, Adana, İzmir, Afyonkarahisar ve Trabzon’da uygulanacağı açıklandı. Sosyal Risk Haritaları, geleneksel sosyal yardım modellerinin ötesine geçerek, veriye dayalı, hedef odaklı ve proaktif bir yaklaşım sunuyor.
Yeni Dönem ve Hedefler
Yeni dönemde eğitim, sağlık, istihdam ve yerel yönetimlerle entegre bir şekilde yürütülecek çalışmalarla ailelerin güçlendirilmesi ve çocukların daha iyi korunması hedefleniyor. Sosyal risk puanlarının sahaya yansımasıyla birlikte, özellikle kırılgan gruplara yönelik erken müdahale kapasitesinin artırılması ve kamu kaynaklarının daha verimli kullanılması amaçlanıyor. İllerde elde edilen başarılı sonuçların ardından, projenin kademeli olarak tüm Türkiye’ye yaygınlaştırılması planlanıyor.
Erken Uyarı Sistemi Olarak Sosyal Risk Haritası
Sosyal Risk Haritası, bireylerin ve toplumun karşılaşabileceği sosyal risklerin veri temelli analiz edilerek coğrafi düzeyde görselleştirildiği yenilikçi bir sistemdir. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından geliştirilen bu haritalar, kadına yönelik şiddet, çocuk istismarı ve engelli bireylerin bakıma muhtaçlık durumu gibi hassas sosyal alanların bütüncül bir şekilde izlenmesine olanak tanıyor.
Çalışma kapsamında 648 farklı sosyal gösterge kullanılarak il, ilçe, mahalle ve hane bazında detaylı risk analizleri gerçekleştiriliyor. Bu veriler sayesinde, risk altındaki gruplar erken aşamada tespit edilerek koruyucu ve önleyici sosyal hizmet politikalarının geliştirilmesi hedefleniyor. Sosyal Risk Haritaları, sorunlar ortaya çıktıktan sonra müdahale etme yaklaşımından uzaklaşarak, riskler henüz belirginleşmeden harekete geçmeyi sağlayan güçlü bir erken uyarı sistemi olarak öne çıkıyor. Bu sayede sosyal hizmetlerin daha etkin, hedef odaklı ve kanıta dayalı bir şekilde sunulması destekleniyor.










