Physical Address
304 North Cardinal St.
Dorchester Center, MA 02124
Physical Address
304 North Cardinal St.
Dorchester Center, MA 02124

Milli Savunma Bakanlığı (MSB) kaynakları, haftalık basın bilgilendirme toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtlayarak Türkiye’nin Karadeniz güvenlik anlayışı ve NATO karargâhlarına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Son dönemde bazı yayın organlarında Türkiye’nin NATO’ya katkıları, Ukrayna Gönüllüler Koalisyonu ve Karadeniz faaliyetleri hakkında eksik bilgiler üzerinden değerlendirmeler yapıldığına dikkat çekildi. Bakanlık, kamuoyunu doğru bilgilendirmeyi esas aldığını ve bu kapsamda düzenli basın toplantıları ile soruları yanıtladığını belirtti.
MSB, Türkiye’nin Karadeniz’e yönelik temel stratejisine ilişkin soruyu yanıtlarken, “Bölgesel sahiplik ilkesi ve Montrö Sözleşmesi’nden taviz verilmesi söz konusu değildir. Bütün çalışmalar buna göre yapılmaktadır.” ifadelerini kullandı. Açıklamada, Türkiye’nin Karadeniz güvenlik anlayışının Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin sağladığı denge ve istikrarın korunmasına dayandığı vurgulandı. Türkiye’nin, Rusya-Ukrayna savaşı sürecinde Montrö hükümlerini kararlılıkla uygulayarak çatışmanın deniz boyutuna yayılmasını önlediği belirtildi. Ülkenin, Karadeniz’de artan jeopolitik rekabete rağmen bölgedeki istikrarın korunması ve gerilimin tırmandırılmaması yönündeki tutumunu sürdürdüğü ifade edildi.
NATO karargâhlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan MSB, Türkiye’nin 1952’den beri NATO üyesi olduğunu ve İttifak’ın en büyük ikinci ordusuna sahip olduğunu hatırlattı. NATO’nun Savunma ve Caydırıcılık Konsepti doğrultusunda 2020’den itibaren komuta kontrol sistemlerinde değişikliklere gidildiği belirtildi. Bu kapsamda 2023’te Çokuluslu Kolordu Karargâh-Türkiye (MNC-TÜR) ve 2024’te Birleşik Görev Kuvveti (CTF) Karadeniz kurulması faaliyetlerine başlandığı bilgisi paylaşıldı.
MSB, 2024 yılında beş adet Birleşik Görev Kuvveti (CTF) kurulmasının planlandığını duyurdu. Karadeniz’de kurulacak CTF-Black karargâhının komutasının ve ev sahipliğinin, bölgesel sahiplik ilkesi gereğince 2028 yılına kadar Türkiye tarafından üstlenileceği belirtildi. Açıklamada, “Her iki karargâhta da hâlihazırda sadece Türk personel görevlidir.” denildi. Türkiye’nin NATO karar mekanizmasında aktif rol üstlendiği ve oluşturulan yapıları kendi güvenlik öncelikleri doğrultusunda şekillendirdiği vurgulandı.