Physical Address
304 North Cardinal St.
Dorchester Center, MA 02124
Physical Address
304 North Cardinal St.
Dorchester Center, MA 02124

Edirne’nin Keşan ilçesinde devam eden buğday hasadı, çiftçiler için büyük bir hayal kırıklığına dönüştü. Yüksek maliyetler, beklenenin altında kalan alım fiyatları ve Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) ile lisanslı depolara yapılan ürün teslimatlarının ardından yaşanan ödeme gecikmeleri, bölgedeki üreticileri adeta üretim yaparken batma noktasına getirdi. Keşan Ziraat Odası Başkanı Hasan Şen, tarım politikalarının sahadaki gerçeklerle uyumlu hale getirilmesi çağrısında bulundu.
Keşan Ziraat Odası Başkanı Hasan Şen, açıklanan alım fiyatlarının üreticinin beklentilerini karşılamadığını ve birçok çiftçinin buğdayını kalite gerekçeleriyle daha düşük fiyatlara satmak zorunda kaldığını belirtti. Bölgede etkili olan yağışların buğday kalitesini olumsuz etkilediğini ve ’embriyo kararması’ gibi sorunlar nedeniyle ürünların değer kaybettiğini vurgulayan Şen, “Daha önce 16 bin 500 liralık fiyatın yetersiz olduğunu dile getirmiştik. Bugün bölgemizde birçok üreticinin buğdayı 14,75 lira seviyelerinde işlem görüyor. Üretici mecbur kaldığı için bu fiyatı kabul etmek zorunda kalıyor. Bu durum, çiftçinin emeğini değersizleştiriyor.” dedi.
Hasadın yaklaşık yarısının tamamlandığı bölgede, TMO ve lisanslı depolara ürün teslim eden üreticilerin henüz ödeme alamaması da önemli bir sorun teşkil ediyor. Son dönemde mazota gelen zamlar gibi artan üretim maliyetlerinin üreticiyi daha da zorladığını ifade eden Şen, “Çiftçiler bu konuda açıklamalarımızdan daha fazla mağdur durumda. Sonuçta yine devlete güvenmek zorunda kalıyoruz.” diye konuştu. Verim konusunda da sahadaki gerçeklerin dikkate alınması gerektiğini belirten Şen, Keşan ve Trakya’da aşırı yağış, yatma ve kalite kayıpları nedeniyle birçok üreticinin zarar gördüğünü söyledi.
Hasan Şen, tarım politikalarının masa başında değil, sahadaki üreticinin sorunları görülerek hazırlanması gerektiğini vurgulayarak, “700-800 kilo verim alındığı yönündeki söylemlerle değil, tarladaki gerçeklerle konuşulmalı.” dedi. Hasat döneminde ithalat kapılarının açılmasının yerli üreticinin ürününü değersizleştirdiğini savunan Şen, tam üretim sezonu başladığında ithalatın önünün açılmasının çiftçinin aleyhine sonuç doğurduğunu belirtti. Yetkililere sahaya inme ve üreticinin yaşadığı sorunları yerinde görme çağrısında bulunan Şen, “Biz devlete karşı değiliz. Ancak üreticinin sorunlarının görülmesini istiyoruz. Bereket versin demek yetmiyor. Çiftçi zarar ediyorsa bunun adı bereket değildir.” ifadelerini kullandı. Üretim maliyetlerinin sürekli arttığını, çiftçinin gelirinin ise aynı oranda yükselmediğini belirten Şen, “Üretici kazanamazsa yarın bu toprakları ekecek insan bulamayacağız.” uyarısında bulundu.