Physical Address
304 North Cardinal St.
Dorchester Center, MA 02124
Physical Address
304 North Cardinal St.
Dorchester Center, MA 02124

Jeotermal Enerji Derneği (JED) Başkanı Ali Kındap, Türkiye’deki jeotermal enerji yatırımlarında bürokratik süreçlerin hızlandırılması gerektiğini belirterek, rüzgar ve güneş enerjisi projelerinde uygulanan ve kamuoyunda ‘süper izin’ olarak bilinen kolaylaştırıcı mekanizmaların jeotermal sektörü için de hayata geçirilmesini talep etti. Kındap, bu adımla yatırım süreçlerinin mevcut 3,5-4 yıl aralığından 2-3 yıla kadar düşebileceğini öngörüyor.
Kındap, taleplerinin sektörü yasal yükümlülüklerden muaf tutmak olmadığını, yalnızca izin süreçlerindeki mükerrer başvuruların ve karmaşık işlemlerin ortadan kaldırılmasını amaçladığını vurguladı. Mevcut durumda jeotermal yatırımcılarının Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı gibi birçok kurumdan farklı aşamalarda izin alması gerekiyor. Bu durum, aynı kurumlara tekrar tekrar başvuru yapılmasına yol açıyor.
JED Başkanı, kritik izinlerin tek bir çatı altında toplanmasıyla süreçlerin önemli ölçüde hızlanacağını belirtti. Bu yetkinin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı veya Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı bünyesinde toplanmasının sektöre büyük katkı sağlayacağını ifade etti.
“YATIRIM SÜRESİ 2-3 YILA DÜŞEBİLİR”
Jeotermal enerjinin, yenilenebilir kaynaklar arasında kesintisiz üretim yapabilen nadir baz yük kaynaklarından biri olduğuna dikkat çeken Kındap, lisans alan bir yatırımcının santralini devreye alma sürecinin şu anda en iyi ihtimalle 3,5 ila 4 yıl sürdüğünü söyledi. İzin süreçlerinin basitleştirilmesiyle bu sürenin 2 ila 3 yıla ineceğini belirtti. Türkiye’deki jeotermal santrallerin uluslararası standartlarda çevreye duyarlı bir şekilde faaliyet gösterdiğini de sözlerine ekledi.
Kındap, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2035 yılı enerji hedefleri kapsamında jeotermal enerjinin kurulu gücünün 4.500 megavata çıkarılması planlandığını hatırlattı. Sektörün bu hedefin üzerine çıkabilecek bir yatırım potansiyeline sahip olduğunu belirten Kındap, uygun düzenlemelerle jeotermal enerjinin Türkiye’nin enerji arz güvenliğine daha da güçlü katkı sağlayabileceğinin altını çizdi.