Haberi Paylaş...

5 Haziran Dünya Çevre Günü dolayısıyla sürdürülebilirlik çalışmalarını vurgulayan İzocam, atık yönetiminde elde ettiği başarılarla dikkat çekiyor. Şirket, tüm ürün gruplarında geri kazanım oranlarını neredeyse yüzde 100 seviyesine taşıyarak döngüsel ekonomi hedeflerinde önemli bir başarıya imza attı.

Her yıl 5 Haziran’da kutlanan Dünya Çevre Günü, doğal kaynakların korunması ve sürdürülebilir üretim modellerinin yaygınlaştırılması konusunda atılan adımların önemini bir kez daha gözler önüne seriyor. Türkiye’nin yalıtım sektöründeki lider markası İzocam, sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda yürüttüğü çalışmalarla çevresel performansını sürekli olarak güçlendiriyor. Firmanın sürdürülebilirlik anlayışı, yalnızca üretim süreçlerini değil, tüm iş yapış biçimini kapsayarak atık yönetimi, karbon emisyonlarının azaltılması ve su kaynaklarının verimli kullanımı gibi alanlarda somut projeleri hayata geçiriyor.

Türkiye yalıtım sektöründe öncü bir adım atarak sürdürülebilirlik raporunu yayımlayan İzocam’ın yol haritası; 2050 yılına kadar net sıfır karbon emisyonuna ulaşma, 2030 yılına kadar su tüketimini yüzde 50 azaltma ve geri dönüştürülemeyen atık miktarını sıfırlama hedefleri üzerine kurulu. Bu hedefler doğrultusunda atık yönetimi alanında önemli sonuçlar elde eden İzocam, XPS ve EPS ürün gruplarında yıllardır yüksek geri dönüşüm oranlarını sürdürüyor. Camyünü ve taşyünü ürün gruplarında da geri kazanım oranlarını önemli ölçüde artırarak neredeyse yüzde 100 seviyesine ulaştıran firma, son iki yılda hayata geçirilen uygulamalarla atıkların ekonomiye yeniden kazandırılması konusunda büyük bir başarı yakaladı.

İzocam atık yönetimi ve geri kazanım çalışmaları

Döngüsel Ekonomiye Güçlü Katkı

İzocam’ın atık yönetimi alanındaki en dikkat çekici uygulamalarından biri, taşyünü atıklarının geri kazanımına yönelik geliştirdiği iş birlikleri oldu. Klasik yöntemlerle geri kazanımı sınırlı olan taşyünü atıkları, geliştirilen yeni model sayesinde farklı endüstriyel süreçlerde değerlendirilebiliyor. Taşyününün yüksek emicilik özelliğinden yararlanılarak atık sıvılarla birleştirilen malzeme, çimento sektöründe alternatif yakıt ve hammadde olarak kullanılıyor. Bu yenilikçi uygulama, daha önce değerlendirilemeyen atıkların ekonomiye kazandırılmasını sağlarken, döngüsel ekonomi yaklaşımının somut bir örneğini oluşturuyor. Bu sayede hem atık miktarı azaltılıyor hem de farklı sektörlerde doğal kaynak kullanımının düşürülmesine katkıda bulunuluyor.

Su ve Karbon Yönetiminde Kapsamlı Dönüşüm

Sürdürülebilirlik çalışmalarını atık yönetimiyle sınırlı tutmayan İzocam, su yönetimi alanında da önemli projelere imza atıyor. Tarsus tesisinde gerçekleştirilen dönüşümle, su tüketiminin yoğun olduğu soğutma sistemlerinde kuru tip kule teknolojisine geçilerek su kullanımı önemli ölçüde azaltıldı. Bu proje, atık su miktarını düşürerek çevresel etkinin azaltılmasına da katkı sağladı.

Karbon emisyonlarının azaltılması konusunda ise enerji verimliliği projeleri öne çıkıyor. İzocam, 2026 yılı itibarıyla tedarik zinciri ve lojistik süreçlerinden kaynaklanan “Kapsam 3” emisyonlarına odaklanarak taşıma rotalarının optimizasyonu, yükleme verimliliğinin artırılması, çevreci filo yapılarının tercih edilmesi ve şirket araçlarında hibrit/alternatif yakıtlı modellere geçiş gibi uygulamalarla karbon ayak izini küçültmeyi hedefliyor.

Sürdürülebilirlik Kültürü Kurum Genelinde Yaygınlaşıyor

İzocam, sürdürülebilirlik yaklaşımını üretim süreçlerinin ötesine taşıyarak çalışan farkındalığını artırmaya yönelik uygulamaları da hayata geçiriyor. Tesislerde oluşturulan hobi bahçeleri gibi uygulamalarla çalışanların sürdürülebilirlik, çevre bilinci ve doğal kaynakların verimli kullanımı konularındaki farkındalıkları artırılıyor. Gönüllülük esasına dayalı bu çalışmalar, sürdürülebilirlik kültürünün kurum genelinde yaygınlaşmasına önemli katkılar sağlıyor.

Sürdürülebilir Gelecek İçin Kararlı Adımlar

Sürdürülebilirlik çalışmalarını somut hedefler ve ölçülebilir performans göstergeleriyle yöneten İzocam, çevresel etkileri azaltmanın yanı sıra operasyonel verimliliği artırmayı, kaynakları daha etkin kullanmayı ve uzun vadeli değer yaratmayı hedefliyor. Atık yönetiminde ulaşılan yüksek geri kazanım oranları, firmanın döngüsel ekonomi yaklaşımının önemli bir çıktısı olarak öne çıkarken; su yönetimi, karbon azaltımı ve çalışan farkındalığı alanlarındaki projeler de İzocam’ın sürdürülebilirlik yolculuğundaki kararlı ilerleyişini gözler önüne seriyor. Şirket, önümüzdeki dönemde de sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda yeni yatırımlar ve iyileştirme çalışmalarını hayata geçirmeyi planlıyor.

İzocam Hakkında

1965 yılında Türkiye’de yalıtım sanayisinin kurulmasına öncülük eden İzocam, ilk olarak camyünü tesisini kurarak faaliyetlerine başlamıştır. Günümüzde camyünü, taşyünü, ekstrüde polistiren, ekspande polistiren, sandviç panel, kauçuk ve polietilen üreterek ısı, ses yalıtımı, yangın güvenliği ve yoğuşma kontrolü sağlamaktadır. Türkiye’de 7 farklı ürünü aynı çatı altında üretebilen tek şirket konumunda olan İzocam, geniş ürün yelpazesi ve her ihtiyaca uygun yalıtım çözümleriyle zemin, cephe, çatı, duvar, döşeme ve tesisat gibi tüm uygulama alanlarına yönelik nitelikli yalıtım malzemeleri sunmaktadır. Sanayi tesislerinden gemi sektörüne, termik santrallerden akustik panellere kadar geniş bir alanda ısı, ses yalıtımı ve yangın güvenliği sağlayan ürünleriyle diğer üreticilere de malzeme temin etmektedir. Uzun yılların deneyimiyle ISO ilk 500’de daima yer alan İzocam, güçlenen konumu ve üretim kapasitesiyle “Bugünlere Yalıtım, Yarınlara Yatırım” mesajı vermektedir. Yapımında geri dönüştürülmüş malzemelerin de kullanıldığı, insan sağlığına zarar vermediği ve çevre dostu olduğu kanıtlanmış ürünleriyle, faaliyete başladığı ilk günden bu yana sürdürülebilir geleceğe katkı sağlamaktadır.

Tatlı Blog
Tatlı Blog