Physical Address
304 North Cardinal St.
Dorchester Center, MA 02124
Physical Address
304 North Cardinal St.
Dorchester Center, MA 02124

İzmir Büyükşehir Belediyesi, Körfez’de son zamanlarda artış gösteren deniz marulu temizliği için çalışmalarını aralıksız sürdürürken, bilim dünyası sorunun kaynağının kıyılarda değil, Gediz Havzası’nda başladığına dikkat çekiyor. Uzmanlar, kalıcı çözüm için Gediz Nehri’nin kirliliğinin giderilmesi gerektiğini vurguluyor.
İzmir Körfezi’nin özellikle İnciraltı ve Bostanlı gibi popüler kıyılarında yoğunlaşan deniz marulu oluşumu, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi ile İZDENİZ ekiplerini harekete geçirdi. Ekipler, kıyılarda biriken deniz marullarını düzenli olarak toplayarak hem çevresel kirliliği hem de kötü kokuyu önlemeye çalışıyor. Ancak uzmanlar, bu durumun sadece yüzeysel bir temizlik değil, köklü bir çözüm gerektirdiğini belirtiyor.

Gediz Nehri’nin Kirli Suyu Körfezi Tehdit Ediyor
Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi emekli öğretim üyesi ve İzmir Büyükşehir Belediyesi Kırsal Kalkınma Danışmanı Prof. Dr. Yusuf Kurucu, sorunun kaynağının Gediz Nehri olduğunu belirtti. Gediz Nehri’nin Murat Dağı’ndan doğup Kütahya, Uşak, Manisa ve İzmir’den geçerek Ege Denizi’ne ulaştığını hatırlatan Kurucu, bu süreçte nehre karışan tarımsal, sanayi ve evsel atıkların Körfez’e kadar ulaştığını ifade etti. Kurucu, Gediz Nehri’nin Körfez’i kirleten 33 dereden biri olduğunu ve nehrin suyunun tarım yapılan topraklarda çoraklaşmaya yol açacak kadar kirli olduğunu söyledi.
Tarihsel olarak akış yönü değişen Gediz Nehri’nin, eski yatağı Ağıldere hattı üzerinden iç Körfez’i beslemeye devam ettiğini belirten Kurucu, özellikle Emiralem Boğazı’ndan sonra kirlilik yükünün arttığını vurguladı. Kurucu, bu sorunun çözümü için “Çarpan etkisi var. Bunu engellemek için herkes elini taşın altına koymalı” çağrısında bulundu.
Körfeze Taşınan Yük: Gediz Havzası
İZSU-İZDENİZ İzmir Körfez Ekoloji Danışma Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ergün Taşkın da, deniz marulu oluşumunun yüzeysel bir sorun olmadığını yineledi. Taşkın, Gediz Nehri başta olmak üzere Ağıl Deresi ve diğer derelerin Körfez’e önemli miktarda besin ve kirlilik taşıdığını belirtti. Bu kirliliğin, ötrofikasyonu artırarak deniz marulu çoğalmasını tetiklediğini söyledi.
Deniz marullarının çürüme sürecinin ekosistem için ciddi riskler taşıdığına dikkat çeken Prof. Dr. Taşkın, çürüyen marulların ortamdaki oksijeni tüketerek çamurlaşmaya ve kötü kokuya neden olduğunu açıkladı. Bu durumun su kalitesini düşürdüğünü ve hipoksi (oksijensizlik) nedeniyle deniz canlılarının yaşamını tehdit ettiğini vurguladı. Bu ekosistem üzerindeki baskının azaltılması için Gediz Havzası’ndaki kirliliğin önlenmesinin şart olduğunu belirtti.