Physical Address
304 North Cardinal St.
Dorchester Center, MA 02124
Physical Address
304 North Cardinal St.
Dorchester Center, MA 02124

İzmir Büyükşehir Belediyesi bünyesinde görev yapan kadın itfaiye personeli, Anneler Günü’nde hem mesleklerini icra etmenin hem de annelik görevlerini yerine getirmenin gururunu yaşıyor. Alevlerle mücadele ederken çocuklarından ayrı kalmanın özlemini çeken bu fedakar anneler, hem sahadaki kahramanlıklarıyla hem de evdeki şefkatleriyle örnek bir yaşam sürüyor.
İtfaiyeciliğin gerektirdiği disiplin ve dayanıklılığı, anneliğin getirdiği şefkat ve sevgiyle birleştiren bu güçlü kadınlar, iki sorumluluğu da büyük bir özveriyle üstleniyor. Yangınlara ve afetlere müdahale ederken çoğu zaman çocuklarından uzak kalan itfaiye personeli anneler, görev bilinci ile annelik duygusu arasında kurdukları güçlü dengeyle dikkat çekiyor.

İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı’nda 6 yıldır görev yapan Elif Kamile Şahbudak, 2 yaşındaki oğlu Görkem’i büyütürken bir yandan da yangınlara müdahale ediyor. Görevi nedeniyle uzun saatler evden uzak kaldığını belirten Şahbudak, en büyük zorluğun evlat özlemi olduğunu ifade ediyor: “Çocuğum evde uyurken bile onu özlüyorum. İşim gereği 24 saat boyunca ayrı kalabiliyoruz. İnsan çocuğuyla uyumayı seviyor, o anı yaşayamayınca bir boşluk hissediyorsunuz.” Ancak Şahbudak, oğlu Görkem’in itfaiyeci bir annenin çocuğu olmaktan mutlu olduğunu söylüyor. Sahada olmanın zorluğuna rağmen işini sevdiği için tüm yorgunluğunu unuttuğunu belirten Şahbudak, anneliğin dünyadaki en güzel duygu olduğunu vurguluyor.
Anne olduktan sonra mesleki bakış açısının değiştiğini de dile getiren Şahbudak, özellikle çocukların karıştığı vakalarda daha hassas davrandığını açıklıyor: “Anne olduktan sonra empati duygumuz daha da arttı. Sahada profesyonel olmak zorundayız ancak bazı olayların ardından duygusal olarak etkilenebiliyoruz.” Doğum sonrası göreve dönüş sürecinin kendisi için kolay olmadığını da anlatan Şahbudak, o günleri, “İlk günlerim ağlayarak geçti. Ama ‘yapamayacağım’ deseydim muhtemelen geri dönemezdim. Bu mesleğin gerekliliği bu; devam etmek zorundaydım.” sözleriyle özetliyor.

İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı’nda 16 yıldır görev yapan bir diğer isim ise Damla Ertuğrul. Eşinin de itfaiyeci olduğunu belirten Ertuğrul, mesleğe başlama sürecini şu sözlerle anlatıyor: “Hayallerimin arasında yoktu ama göreve başladığım ilk günden itibaren buraya ait olduğumu fazlasıyla hissettim. İyi ki buradayım, iyi ki itfaiyeciyim.” Eşiyle birlikte uzun yıllar sahada görev yapmanın hem zorlu hem de güçlü bir bağ oluşturduğunu ifade ediyor.
10 yaşında Ender ve 6 yaşında Eren adında iki oğlu olan Ertuğrul, çocuklarının gözünde itfaiyeci olmanın ayrı bir anlam taşıdığını belirtiyor: “Eren arkadaşlarına ‘Annem itfaiyeci. O bir süper kahraman gibi’ diyor. Bu beni çok mutlu ediyor. Bütün anneler kahraman ama itfaiyeci anneler daha kahraman. Kendi çocuğunu evde bırakarak, başka çocukları kurtarmaya gitmek; insanların canını, malını kurtarmaya gitmek kolay değil. Evladından ayrı başka bir yerde uyumak kolay değil. Mesleğimiz zor ama her şeye rağmen inanılmaz keyifli.”
Mesleğin hayatındaki yerini güçlü bir şekilde tanımlayan Ertuğrul, sözlerini şöyle sürdürüyor: “İtfaiye benim evim. Hamilelik zamanlarımı bile burada geçirdim. İyi ki itfaiyeciyim, iyi ki anneyim ve iyi ki itfaiyeci bir anneyim.” Çocuklarına bırakacağı en büyük mirasın mesleği ve duruşu olduğunu söyleyen Ertuğrul, “Ömür boyu çocuklarım beni anlatsın istiyorum. Anlatacaklarından da eminim. İtfaiyecilikte vardiyalı sistem uygulanıyor. O nedenle ya babaları ya da anneleri evde yoktu. Bu da aslında çocuklarımı daha güçlü, daha bilinçli yaptı.” ifadelerini kullanıyor. Ertuğrul’un oğulları Ender ve Eren de anneleriyle gurur duyduklarını ve onu bir kahraman olarak gördüklerini dile getiriyor.