Artan sıcaklıklar ve değişen tüketim alışkanlıkları, elektrik şebekelerinde önemli bir yük artışına neden oluyor. Özellikle klimaların, elektrikli araçların ve ısı pompalarının yaygınlaşması, elektrik tüketim profilini kökten değiştiriyor. Bu durum karşısında, yapay zeka destekli analizler sayesinde olası yüklenme riskleri önceden tespit edilerek, yatırımlar daha bilinçli bir şekilde planlanıyor.

Hizmet verilen bölgedeki trafoların anlık yük durumları, uzaktan izleme sistemlerinden alınan verilerle sürekli olarak takip ediliyor. Bu veriler üzerinde yapılan detaylı analizler, kritik seviyelere ulaşma riski taşıyan trafoların önceden belirlenmesini sağlıyor. Böylece, ihtiyaç duyulan noktalarda kapasite artışına gidilmesi, yüklerin farklı hatlara dağıtılması veya yeni trafo kurulumları gibi yatırımlar zamanında planlanarak, şebekenin artan elektrik talebini karşılama kapasitesi güçlendiriliyor.

UEDAŞ Genel Müdürü Cihangir Gençoğlu, iklim değişikliğinin elektrik dağıtım altyapısı için yeni bir planlama stratejisi gerektirdiğini vurgulayarak, "İklim değişikliği, enerji altyapısının planlanmasını doğrudan etkiliyor. Artan sıcaklıklar ve klima, elektrikli araç, ısı pompası gibi yeni tüketim alışkanlıkları şebekenin yük profilini değiştiriyor. Bu nedenle gelecekte oluşabilecek yükleri bugünden öngörmek büyük önem taşıyor. Veri analitiği ve yapay zeka destekli modellerle farklı iklim senaryolarını değerlendiriyor, kritik seviyeye ulaşabilecek trafoları önceden belirleyerek yatırımlarımızı gelecekteki ihtiyaçlara göre planlıyoruz," ifadelerini kullandı.

Gençoğlu, 2025 yılında 117 trafoda iyileştirme çalışmalarını tamamladıklarını belirterek, 2026 ve 2027 yıllarında ise toplam 634 trafoda kapasite artışı ve şebeke iyileştirme projelerinin devam ettiğini kaydetti. "Buradaki temel hedefimiz, tüketici talebi kritik seviyeye ulaşmadan önce gerekli altyapıyı hazır hale getirmek. İklim değişikliğinin getirdiği belirsizlikleri veri ve teknolojiyle yöneterek daha dayanıklı, esnek ve geleceğe hazır bir dağıtım şebekesi oluşturmayı hedefliyoruz," diye konuştu.

Bu proaktif yaklaşım, dağıtım şebekesinde kapasite artışı gerektiren noktaların daha erken tespit edilmesine, yatırımların doğru noktaya ve doğru zamanda yönlendirilmesine olanak tanıyor. Sonuç olarak, tüketici talebindeki değişimlere karşı şebekenin daha hazırlıklı ve güvenilir hale gelmesi amaçlanıyor.