Haberi Paylaş...

Bursa’da, Türk Tarih Kurumu, Türkiye Bilimler Akademisi, Bursa Uludağ Üniversitesi ve Yıldırım Belediyesi’nin iş birliğiyle, Bursa’nın fethinin 700. yılı münasebetiyle özel bir sempozyum düzenlendi. Etkinlik, Osmanlı’nın kuruluş süreci ve Bursa’nın fethini akademik bir perspektifle ele alarak tarih ve akademi dünyasını bir araya getirdi.

“Osmanlı’nın Kuruluşu ve Bursa’nın Fethi Sempozyumu” adıyla gerçekleştirilen buluşmada, şehirlerin fethinin sadece askeri bir zafer olmanın ötesinde, bir gönül fethi ve yeni bir çağın başlangıcı olduğu vurgulandı.

Sempozyum açılış konuşması

Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, açılış konuşmasında Bursa’nın önemine dikkat çekerek, şehrin sadece bir yerleşim yeri olmadığını, aynı zamanda büyük bir medeniyetin doğduğu merkezlerden biri olduğunu belirtti. Bursa’nın 1326 yılında Osman Gazi’nin hayali ve Orhan Gazi’nin fethiyle Osmanlı’nın ilk başkenti olduğunu hatırlatan Başkan Yılmaz, şehrin tarih boyunca ilim, ticaret ve sanatın merkezi konumunda bulunduğunu ifade etti.

Başkan Yılmaz, konuşmasına şöyle devam etti: “Bu topraklar; antik dönemden Selçuklu’ya, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan köklü bir tarihî birikimin üzerinde yükselmiştir. Bursa, Osmanlı’nın ilk başkenti olmasının yanı sıra ilmin, ticaretin, sanatın ve şehirleşmenin de öncüsü olmuştur. İlk Osmanlı parası burada basılmış, ilk hastanelerden biri burada açılmış, çini sanatı burada gelişmiş ve şehir vakıf medeniyetinin en güzel örnekleriyle donatılmıştır. Altı padişahın ve yirmi şehzadenin ebedi istirahatgâhı olan Bursa, aynı zamanda bir ruhun taşıyıcısıdır. Bu ruh; adalettir, merhamettir ve “insanı yaşat ki devlet yaşasın” anlayışıdır.”

Sempozyum katılımcıları

“ŞEHRİMİZE SAHİP ÇIKMAK BİR VEFA BORCUDUR”

Yılmaz, “Tarihini bilen milletler yönünü kaybetmez. Şehrin ruhunu koruyanlar kimliğini yitirmez. Medeniyetine sahip çıkanlar istikbalini başkalarına teslim etmez. Bizler, şehrimizin ve ülkemizin tarihine sahip çıkmayı bir görev değil, bir vefa borcu olarak görüyoruz. Bursa’nın emanetini taşımayı ise bir sorumluluk değil, bir şeref olarak kabul ediyoruz.” ifadelerini kullandı. Sempozyuma katkı sağlayan akademisyenlere, araştırmacılara ve kurum yetkililerine teşekkür eden Yılmaz, etkinliğin fetih ruhunu yeniden idrak etmeye ve geçmiş ile gelecek arasında güçlü bir köprü kurmaya vesile olması temennisinde bulundu.

Sempozyumdan genel görünüm

Bursa Uludağ Üniversitesi Rektör Vekili Cafer Çiftçi ise yaptığı konuşmada, Bursa’nın fethinin sadece bir toprak kazanımı olmadığını, aynı zamanda adalet, hoşgörü ve estetik anlayışının yeşerdiği yeni bir dönemin başlangıcı olduğunu vurguladı. Çiftçi, Bursa’nın kısa sürede farklı coğrafyalardan gelen ilim insanları ve tüccarlarla gelişerek önemli bir ticaret ve kültür merkezi haline geldiğini belirtti.

Sempozyumda, Bursa’nın tarih boyunca sahip olduğu ticari ve kültürel zenginliğe dikkat çekilerek, şehrin Venedik, Ceneviz ve Floransa gibi önemli ticaret merkezleriyle kurduğu ilişkiler ele alındı. İki gün sürecek olan sempozyumda, alanında uzman akademisyenler Osmanlı’nın kuruluşu ve Bursa’nın fethine dair yeni bakış açıları sunarak, etkinliğin geçmiş ile gelecek arasında güçlü bir bağ kurulmasına katkı sağlaması hedefleniyor.

Tatlı Blog
Tatlı Blog