Physical Address
304 North Cardinal St.
Dorchester Center, MA 02124
Physical Address
304 North Cardinal St.
Dorchester Center, MA 02124

İzmir’in Bornova ilçesi, Dünya Tiyatro Günü’nde önemli bir kültürel etkinliğe ev sahipliği yaptı. Bornova Belediyesi Şehir Tiyatrosu (BBŞT) Akademi Söyleşileri kapsamında, Doç. Dr. Süreyya Karacabey, “Tiyatronun Uzun Serüveni” başlıklı söyleşisiyle tiyatronun antik çağlardan günümüze uzanan zengin tarihini sanatseverlerle buluşturdu.
Zerrin Gençtürk Ek Hizmet Binası ve Şehircilik Kütüphanesi’nde gerçekleşen etkinlik, tiyatronun tarihsel gelişimini derinlemesine ele aldı. Katılımcılar, tiyatronun kökenlerinden başlayarak günümüze kadar geçirdiği dönüşümü ve her dönemin kendi estetik anlayışını nasıl yarattığını anlama fırsatı buldu.
Doç. Dr. Karacabey, tiyatronun başlangıcına dair kesin bilgilerin sınırlı olduğunu ancak Antik Yunan’ın bu serüvende merkezi bir rol oynadığını belirtti. Aristoteles’in “Poetika”sının tiyatro kuramı için temel bir başvuru kaynağı olduğunu vurgulayan Karacabey, tragedya ve komedya türlerinin günümüze kadar etkisini sürdürdüğünü ifade etti. Roma dönemindeki değişimlerin ardından Orta Çağ’da bir duraklama yaşandığını, ancak Rönesans ile birlikte tiyatronun yeniden küllerinden doğarak büyük bir yükselişe geçtiğini anlattı.
Rönesans sonrası tiyatroda yaşanan büyük sıçramada William Shakespeare ve Christopher Marlowe gibi ustaların rolüne dikkat çeken Karacabey, daha sonraki dönemlerde Georg Wilhelm Friedrich Hegel’in “tarihselleşme” kavramıyla tiyatroya yeni bir perspektif kazandırıldığını dile getirdi. Her dönemin kendine özgü estetik anlayışını ve ifade biçimlerini geliştirdiğini vurgulayan Karacabey, bu durumun tiyatronun sürekli bir dönüşüm içinde olduğunu gösterdiğini belirtti.
Karacabey, Osmanlı İmparatorluğu döneminde de Avrupa’daki Orta Çağ tiyatrosuna benzer şekilde, seyirlik oyunların lonca sistemi içinde geliştiğini ve “kavuk” geleneğinin bu yapının önemli bir parçası olduğunu aktardı. Tiyatronun zamanla anonim bir yapıdan çıkarak sanatçının bireysel kimliğinin öne çıktığı bir forma evrilmesinin, sahne sanatları açısından kritik bir dönüm noktası olduğunu ifade etti.
Tiyatronun, insanın dünyayı anlama ve yorumlama biçimiyle doğrudan bağlantılı olduğunu belirten Karacabey, dinsel anlatılardan modern gerçekçiliğe uzanan süreçte sahne dilinin de kaçınılmaz bir şekilde değiştiğini söyledi. “Her çağ kendi duyuşunu ve biçimini yaratır” diyen Karacabey, geçmişten miras alınan değerlerin ancak günümüzün ruhuna uygun bir şekilde yorumlanarak yaşatılabileceğini vurguladı. Bu söyleşi, tiyatronun sadece bir sanat dalı olmanın ötesinde, toplumsal ve kültürel değişimlerin bir yansıtıcısı olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.