Physical Address
304 North Cardinal St.
Dorchester Center, MA 02124
Physical Address
304 North Cardinal St.
Dorchester Center, MA 02124

Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) Denizcilik Fakültesi Öğretim Görevlisi Dr. Gökhan Gökmen, Norveç’te düzenlenen Avrupa Yönetim Akademisi (EURAM) 2026 Konferansı’nda sunduğu bilimsel çalışmayla ‘En İyi Bildiri Ödülü’nü kazandı. Ödüllü araştırma, kentlerin su sistemlerinin belirsizlik ve kriz ortamlarında daha etkin yönetilebilmesi üzerine odaklanıyor.
Norveç’in Kristiansand şehrinde Agder Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen EURAM 2026 Konferansı, “Navigating High Waters: Managing in an Age of Disruption” (Çalkantılı Sularda Yol Almak: Altüst Oluş Çağında Yönetim) temasıyla küresel çapta bilim insanlarını bir araya getirdi. Konferansta sunulan bilimsel çalışmalar arasında, BTÜ Denizcilik Fakültesi Denizcilik İşletmeleri Yönetimi Bölümü Öğretim Görevlisi Dr. Gökhan Gökmen ve Portekiz’deki Universidade NOVA de Lisboa’dan Dr. Bernelle Verster’in ortak çalışması öne çıktı.
Gökmen ve Verster’in “Navigating Wicked Problems Through Stakeholder-Led Strategy Toolmaking: Urban Water Management as a Case Study and an Actionable Agenda for Adaptive Governance” başlıklı bildirisi, önce EURAM Kamu ve Kâr Amacı Gütmeyen Yönetim Stratejik İlgi Grubu (SIG) tarafından kendi kategorisinde ‘En İyi Bildiri’ seçildi. Ardından, konferans ödül komitesinin değerlendirmesi sonucunda tüm konferansın en iyi bildirisi olarak belirlenerek büyük bir başarıya imza atıldı.
Araştırma, iklim değişikliği, göç hareketleri ve kurumsal değişimlerin kentlerin su sistemleri üzerindeki etkilerini mercek altına alıyor. Akademik literatürde “çetrefil problemler” (wicked problems) olarak adlandırılan ve geleneksel yöntemlerle çözülemeyen bu karmaşık sorunlara karşı yenilikçi bir yönetim modeli öneriliyor. Çalışma, kentlerin standart yönetim araçlarını doğrudan uygulamak yerine, paydaşların aktif katılımıyla geliştirilen esnek stratejiler oluşturulmasının önemini vurguluyor. Bu yaklaşıma “strateji aracı üretimi” (strategy toolmaking) adı veriliyor ve süreç içinde öğrenme ile değişen koşullara uyum sağlama esasına dayanıyor.
Araştırma kapsamında, “yaşayan laboratuvarlar” (Living Labs), senaryo geliştirme, yürüyüş görüşmeleri, gölgeleme ve diyalog haritalama gibi katılımcı yöntemleri içeren uygulanabilir bir yol haritası sunuluyor. Bu yöntemlerle paydaşların karmaşık sorunları birlikte analiz etmeleri ve değişen koşullara uyum sağlamaları hedefleniyor. Çalışma, su sistemlerindeki dönüşümlerin sadece bir risk unsuru olmadığını, aynı zamanda doğru yönetildiğinde daha dirençli ve suya duyarlı kentlerin oluşturulması için önemli bir fırsat sunduğunu ortaya koyuyor.