Haberi Paylaş...

TBMM Komisyonu’nda sunum yapan TİMBİR Akademik Kurul Başkanı Prof. Dr. Selman Tunay Kamer, çocukların dijital ortamlarda maruz kaldığı risklere karşı alınması gereken önlemleri değerlendirdi. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullarda yaşanan olaylar sonrasında kurulan Meclis Komisyonu’na katılan Kamer, dijital dünyanın çocuklar için daha güvenli hale getirilmesi amacıyla önemli önerilerde bulundu.

Prof. Dr. Kamer, toplantıda dijital kültür, yapay zekâ, siber güvenlik ve eğitim teknolojileri üzerine yaptığı sunumda, özellikle çocukların dijital dünyadaki güvenlik açıklarına dikkat çekti. Bu riskleri azaltmak ve önlemek adına, gerçek zamanlı izleme yapabilecek bir “dijital denetleme kurulu” kurulmasını önerdi. Bu kurulun, yapay zekâ destekli araçlarla bildirim sistemlerini ve müdahale protokollerini analiz ederek riskleri önceden belirleyebileceğini ve zamanında müdahale imkânı sunabileceğini belirtti.

Yerli Dijital Oyun Derecelendirme Kuruluşu Önerisi

Dijital oyunların giderek artan popülaritesine de değinen Kamer, günümüzde bu oyunların derecelendirilmesinde Avrupa ve Amerika merkezli kuruluşların etkili olduğunu hatırlattı. Türkiye’de yerli ve millî bir dijital oyun derecelendirme kuruluşunun oluşturulmasının önemini vurgulayan Kamer, bu sayede oyunların hangi yaş grupları ve kullanıcılar için uygun olduğunun şeffaf bir şekilde belirlenebileceğini ve çocukların korunmasına yönelik daha etkili bir denetim mekanizması kurulabileceğini ifade etti.

Kurumlar Arası Koordinasyonun Güçlendirilmesi Çağrısı

Çocukların dijital ortamlardaki güvenliklerini sağlamak için kurumlar arası koordinasyonun şart olduğunu belirten Kamer, sosyal medya platformları, Millî Eğitim Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), okullar ve aileler arasında güçlü bir iş birliği mekanizması kurulmasının gerekliliğini vurguladı. Bu iş birliğinin ortak bir yapı tarafından koordine edilmesinin, daha etkin ve proaktif kararlar alınmasına olanak tanıyacağını dile getirdi.

Kamer, “Daha önleyici tedbirlerin alınması, olaylar yaşandıktan sonra çözüm aramak yerine riskleri önceden tespit ederek gerekli adımları atabilmek açısından büyük önem taşıyor. Özellikle çocukların dijital ortamlarda karşı karşıya kaldıkları tehditlerin her geçen gün çeşitlenmesi, kurumlar arasında daha güçlü ve koordineli iş birliğini zorunlu kılıyor.” ifadeleriyle sözlerini tamamladı. Bu tür bir iş birliği modeliyle, çocukların dijital güvenliğinin artırılması, bilinçli teknoloji kullanımının yaygınlaştırılması ve daha proaktif kararların hayata geçirilmesi mümkün olabilecektir.

Tatlı Blog
Tatlı Blog