Physical Address
304 North Cardinal St.
Dorchester Center, MA 02124
Physical Address
304 North Cardinal St.
Dorchester Center, MA 02124

Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Sultan Tarlacı, 30 Mayıs Dünya MS Günü vesilesiyle Multiple Skleroz (MS) hastalığı hakkında önemli bilgiler paylaştı. MS, bağışıklık sisteminin sinir sistemine saldırması sonucu ortaya çıkan kronik bir rahatsızlıktır. Hastalığın en sık görülen belirtileri arasında duyusal şikayetler, güç kaybı ve görme sorunları yer almaktadır.
Prof. Dr. Tarlacı, MS’in bağışıklık sisteminin sinir sistemini (beyin ve omurilik) yabancı olarak algılayıp ona saldırmasıyla geliştiğini açıkladı. Normalde sinir sisteminin bağışıklık sisteminden korunduğunu belirten Tarlacı, kontrolsüz hale gelen bağışıklık sisteminin kendi sinir sistemine zarar verebildiğini ifade etti.

Hastalığın belirtilerinin, hasarın sinir sisteminin neresinde oluştuğuna bağlı olarak değişiklik gösterdiğini vurgulayan Prof. Dr. Tarlacı, en sık rastlanan başlangıç belirtisinin genellikle uyuşma, karıncalanma veya keçelenme gibi duyusal şikayetler olduğunu belirtti. Bu tür duyusal belirtiler, hastaların yüzde 50-70’inde görülmektedir.
Duyusal şikayetlerin ardından en sık görülen ikinci belirti ise güç (motor) kayıplarıdır. Başlangıçta hastaların yüzde 32-40’ında görülen güç sorunları, zamanla hastaların yaklaşık yüzde 60’ında farklı derecelerde güç kaybına yol açabilir. Bu durum, doğrudan uzuvlarda kuvvet kaybı şeklinde olabileceği gibi, kaslarda sertleşme, direnç artışı veya ağrı şeklinde de ortaya çıkabilir. Bu belirtiler genellikle bacaklarda başlar.
Üçüncü sırada yer alan görme kayıpları veya bozuklukları ise hastaların yüzde 15-20’sinde ilk belirti olarak karşımıza çıkmaktadır.
Pek çok araştırmanın MS’in ortalama başlangıç yaşını 29-32 olarak gösterdiğini hatırlatan Prof. Dr. Tarlacı, özellikle kadınlarda hastalığın erkeklere göre ortalama 5 yıl daha erken yaşta başladığına dikkat çekti.
MS’in tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Sultan Tarlacı, atak dönemlerinde uygulanan en etkili tedavinin kortizon olduğunu vurguladı. Kortizon tedavisinin 1970’lerden beri kullanıldığını ve atakların şiddetini azaltmada etkili olduğunu söyledi. Kortizonun, atakların ardından hastaların eski sağlık durumlarına dönmelerine yardımcı olabileceğini belirtti.
1993 yılında interferon beta-1b’nin FDA onayı ile MS tedavisinde yeni bir dönemin başladığını ifade eden Tarlacı, bu ilaçların hastalığın seyrini değiştirebildiğini ve atak sıklığını, şiddetini azaltarak hasarı sınırlayabildiğini ekledi. Bu ilaçlar, ‘koruyucu ilaçlar’ olarak adlandırılmakta ve sürekli kullanım gerektirmektedir.
Ayrıca, diyet değişiklikleri, bitkisel tedaviler, yaşam tarzı düzenlemeleri ve yoga, gevşeme egzersizleri gibi tamamlayıcı tedavi yöntemlerinin de MS yönetiminde önemli bir rol oynadığına değindi.