Haberi Paylaş...

Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edilen ve vergi düzenlemelerini içeren kanun teklifini değerlendirdi. Baran, teklifte üretimi, ihracatı, teknoloji yatırımlarını ve yabancı sermayeyi teşvik eden olumlu adımlar bulunduğunu belirterek, özellikle sanayi sicil belgesine sahip üretici firmalara yönelik kurumlar vergisi indirimini olumlu bulduğunu ifade etti.

Ancak Baran, bu düzenlemelerin etkisinin kalıcı olması için vergi sisteminin bütüncül bir bakış açısıyla ele alınması gerektiğini vurguladı. Mevcut sistemin sürekli ve parça parça değişikliklerle yönetilmesinin hem mükellefler hem de kamu açısından sürdürülebilir olmadığını belirten Baran, vergi sisteminde acil olarak “bütünsel bir reform” ihtiyacı olduğunu dile getirdi. Yeni düzenlemelerin sistemin başka alanlarında yeni ihtiyaçlar doğurduğunu söyleyen Baran, üretimi, yatırımı, ihracatı, kayıtlı ekonomiyi ve adaleti esas alan bütüncül bir değerlendirmenin şart olduğunu belirtti.

İş Dünyasının Öngörülebilirlik İhtiyacı

İş dünyasının yatırım planlarını uzun vadeli yaptığına dikkat çeken Baran, sürekli değişen vergi düzenlemelerinin öngörülebilirliği zayıflattığını söyledi. Yıllar içinde çok sayıda değişikliğe uğrayan ve 60 yılı aşkın süredir yürürlükte olan Gelir Vergisi Kanunu’nun yatırım kararlarını zorlaştırdığını ve mükellefler üzerinde ciddi bir uyum maliyeti oluşturduğunu belirtti. Yaklaşık 20 yıl önce yapılan reformla kurumlar vergisi oranının %30’dan %20’ye düşürüldüğünü hatırlatan Baran, aradan geçen süreçte yapılan çok sayıdaki düzenleme nedeniyle sistemin “yamalı bohçaya” döndüğünü ve bugün %18 ile %30 arasında değişen farklı oranların uygulandığı karmaşık bir yapının ortaya çıktığını ifade etti.

Dijitalleşme ve Mükellef Hakları

Vergi Usul Kanunu’nun da günün ekonomik gerçeklerine cevap vermekte zorlandığını belirten Baran, mevzuatta hala kağıt ortamındaki vergi sisteminin izlerinin bulunduğunu söyledi. Dijitalleşen ekonomi ve değişen ticaret yapısına dikkat çekerek, çağdaş vergi sistemlerinin temel unsurlarından biri olan mükellef haklarının daha güçlü bir şekilde mevzuata ve idari uygulamalara yansıtılması gerektiğini vurguladı.

Kamu Alacakları ve KDV Sistemi

Kamu alacaklarının tahsiline ilişkin 6183 sayılı Kanun’un uygulamada mükellefler açısından sorunlara yol açtığını belirten Baran, kamu alacakları nedeniyle borç tutarının üzerinde tüm banka hesaplarına uygulanan e-haciz işlemlerinin işletmelerin ticari faaliyetlerini durma noktasına getirebildiğini söyledi. KDV sistemine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Baran, uzun süredir devreden KDV sorununun iş dünyasının finansman yükünü artırdığını belirterek, birden çok oranda kullanılan, alışta ve satışta farklı oranlarda uygulanan KDV sisteminin sadeleşmesi, iade süreçlerinin hızlanması ve işletmelerin üzerindeki finansman baskısını oluşturan uygulamaların gözden geçirilmesi gerektiğini ifade etti.

Sade, Güven Veren ve Adil Bir Vergi Sistemi

Vergi sisteminde sadeleşmenin önemine dikkat çeken Baran, mükellef haklarını esas alan, kayıt dışılıkla mücadelede güven veren, anlaşılır, uygulanabilir ve uyum maliyeti düşük bir yapının kritik önemde olduğunu belirtti. Baran, vergi sisteminin sadece gelir toplamakla sınırlı kalmaması gerektiğini, üretimi destekleyen, yatırımı artıran, istihdamı koruyan ve rekabet gücünü yükselten bir yapı olarak yeniden inşa edilmesi gerektiğini söyledi. Vergi tabanını genişleten, kayıt dışılığı azaltan, dolaylı vergilerin yükünü hafifleten, vergiye uyumlu mükellefi gözeten ve aflara son veren kapsamlı bir reformun şart olduğunu vurguladı. Tek oranlı bir vergi sistemine geçilmesinin ve tüm indirim, istisna ve muafiyetlerin kaldırılmasının en uygun adım olacağını dile getirdi. Reform sürecinde iş dünyasının görüş ve beklentilerinin dikkate alınmasının önemine işaret ederek, kamu ile özel sektör arasında güçlü istişare mekanizmalarının oluşturulmasının Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir büyümesine katkı sağlayacağını kaydetti.

Tatlı Blog
Tatlı Blog