Haberi Paylaş...

Hukukçular Derneği Ağrı Temsilcisi Av. Yusuf Can Arslan, İsrail Parlamentosu’nun kabul ettiği idam yasasına sert tepki göstererek, bu düzenlemenin insan hakları, uluslararası hukuk ve işgal hukuku prensiplerine açıkça aykırı olduğunu belirtti.

Av. Arslan, yaptığı basın açıklamasında, İsrail’in işgal altındaki Filistin topraklarında egemen bir devlet gibi sınırsız hukuk düzeni uygulayamayacağını vurguladı. Bu nedenle kabul edilen yasanın tüm hukuk sistemleri açısından yok hükmünde olduğunu ifade eden Arslan, özellikle ‘İsrail Devleti’nin varlığını ortadan kaldırma amacıyla işlenen öldürme fiilleri’ için ölüm cezası öngören yasanın, Filistinlilere yönelik ayrımcı bir uygulamaya dönüştüğünü kaydetti.

Yasanın Getirdiği Değişiklikler ve Adil Yargılanma Hakkı İhlalleri

Yapılan açıklamada, yasayla birlikte infaz süresinin 90 gün gibi kısa bir döneme indirildiği, karar için oybirliği şartının kaldırıldığı ve temyiz ile itiraz yollarının ciddi şekilde sınırlandırıldığına dikkat çekildi. Av. Yusuf Can Arslan, bu durumun yalnızca ağır bir yaptırım içermediğini, aynı zamanda adil yargılanma hakkını da zedeleyen bir anlayış taşıdığını dile getirdi.

İnsan Hakları İhlallerine Hukuki Kılıf Girişimi

İsrail’in 7 Ekim 2023’ten bu yana sivillere yönelik saldırılarla ağır insan hakları ihlallerine imza attığını belirten Arslan, yeni yasa ile bu ihlallerin hukuki bir kılıfa büründürülmek istendiğini savundu. Filistin’in özgürlüğü için mücadele eden insanların hedef alındığını ifade eden Arslan, bu düzenlemenin uluslararası toplum tarafından daha güçlü bir şekilde gündeme taşınması gerektiğini söyledi.

Uluslararası Hukuk ve Hukuki Girişimler

Hukukçular Derneği’nin açıklamasında, Medeni ve Siyasi Haklar Uluslararası Sözleşmesi ile 1949 tarihli IV. Cenevre Sözleşmesi’ne atıfta bulunuldu. İşgalci gücün cezai yetkilerinin sınırlı olduğuna işaret edilen açıklamada, bu yasanın varlığının dahi tek başına bir savaş suçu niteliği taşıdığı görüşü paylaşıldı. Av. Yusuf Can Arslan, dernek tarafından Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi Özel Prosedürleri nezdinde de hukuki girişim başlatıldığını belirtti. Bu kapsamda Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu, Yargısız ve Keyfi İnfazlar Özel Raportörlüğü, İşgal Altındaki Filistin Topraklarında İnsan Haklarının Durumu Özel Raportörlüğü ile İşkence ve Diğer Zalimane, İnsanlık Dışı veya Aşağılayıcı Muamele veya Ceza Özel Raportörlüğü’ne başvuruda bulunulduğu ifade edildi.

Ortak Mücadele Çağrısı

Açıklamasının sonunda Türkiye’deki ve dünyadaki hukukçulara, insan hakları savunucularına, sivil toplum kuruluşlarına ve vicdan sahibi herkese seslenen Av. Yusuf Can Arslan, İsrail’in bu düzenlemesine ve Filistin halkına yönelik uygulamalarına karşı ortak hukuki ve sivil mücadelenin büyütülmesi gerektiğini kaydetti.

Tatlı Blog
Tatlı Blog